Otomotiv dünyasının zirvesinde yer alan bir markanın operasyon yöneticisi olsanız, günlük ulaşımınız için tercihinizi hangi araçtan yana kullanırdınız? Bugatti Amerika COO’su Sascha Doering, bu soruya oldukça mütevazı ve stratejik bir yanıt veriyor. Doering, halka açık alanlarda bir Bugatti ile görülmenin yanlış bir algı yaratabileceğini belirterek, günlük sürüşleri için Volkswagen Grubu bünyesindeki bir başka markayı, Audi A8 L’yi tercih ettiğini belirtiyor.

Kişisel İlişkiler Satışın Ötesinde
Yılda dünya genelinde sadece 80 ila 100 adet otomobil üreten Bugatti için her bir müşteri paha biçilemez bir değere sahip. Amerika pazarında yılda yaklaşık 40 adetlik bir hacimle çalışan Doering, işini sadece bir satış süreci olarak değil, derin kişisel ilişkiler üzerine kurulu bir yapı olarak tanımlıyor. Müşterilerinin çocuklarının doğum günlerini hatırlayan, onlarla akşam yemeklerinde buluşan Doering, markanın yüksek prestijini korumak adına “kendi yerini bilmenin” önemine vurgu yapıyor.
Tourbillon ve Yapay Zeka Gerçeği
Günümüzde birçok otomobil üreticisi tasarım ve üretim süreçlerinde yapay zekadan (AI) yoğun bir şekilde faydalanırken, Bugatti geleneksel yöntemlere olan bağlılığını sürdürüyor. Doering, yeni nesil hiper otomobil Tourbillon modelinin tasarım, geliştirme ve üretim aşamalarında hiçbir şekilde yapay zeka kullanılmadığının altını çiziyor.

Kendi sunumlarını dahi başkasına hazırlatmayan, analitik süreçleri bizzat yürüten bir yönetici profili çizen Doering, Bugatti’nin el işçiliğine ve insan odaklı mühendisliğine olan inancını bu tutumuyla perçinliyor. Hiper otomobil dünyasında teknolojik devrimlerin yaşandığı bir dönemde, Bugatti’nin bu “insan merkezli” yaklaşımı, markanın özel konumunu korumasına olanak tanıyor.

Kaynak: www.carscoops.com