Günümüz otomotiv dünyasında süper otomobiller giderek daha karmaşık, ağır ve elektronik sistemlerle dolu hale geliyor. Modern trendler elektrik motorlarına ve devasa dokunmatik ekranlara odaklansa da, bazı üreticiler saf performansı hafif şasi ve güçlü içten yanmalı motorlarda arıyor. İşte bu noktada, İngiliz kökenli Ultima efsanesi, Peregryn Automotive çatısı altında Amerika Birleşik Devletleri pazarına taşınarak ezber bozmaya hazırlanıyor. Peregryn tarafından üretilecek olan bu yeni süper otomobil, sadece teknik verileriyle değil, düşük ağırlığıyla da dikkat çekiyor.
Peregryn Ultima ile Gelen Saf Performans
Peregryn Automotive, Ultima markasının tüm fikri mülkiyet haklarını ve üretim araçlarını devralarak süreci bir üst seviyeye taşıdı. Şirket yönetimi, Chris Eby ve Mike Ellis liderliğinde iki farklı model olan GT-S ve GT-R seçeneklerini ABD’de üretmeyi planlıyor. GT-S modeli, 500 beygirden fazla güç üreten motoru ve 322 km/s hıza ulaşabilen yapısıyla daha çok günlük kullanım odaklı bir süper otomobil kimliği taşıyor. Bununla birlikte, markanın gerçek performans canavarı olan GT-R, safkan bir pist makinesi olarak tasarlanıyor.
Peregryn GT-R, yaklaşık 700 beygirlik gücüyle sınırları zorlarken, kuru ağırlığının sadece 953 kg civarında kalması mühendislik başarısını gözler önüne seriyor. Bu düşük ağırlık, aracın bir Mazda Miata’dan bile daha hafif olması anlamına geliyor. Pist odaklı süspansiyon sistemi, sıralı şanzıman ve karbon fiber aerodinamik paketi, otomobilin virajlarda 544 kg’ın üzerinde yere basma kuvveti üretmesini sağlıyor. Ayrıca AP Racing fren sistemi, aracın 160 km/s hızdan kısa sürede durabilmesine olanak tanıyor.

Chevrolet V8 Gücüyle Gelen Erişilebilirlik
Bu özel süper otomobillerin kalbinde, Chevrolet’nin efsanevi LS veya LT serisi V8 motorları yer alıyor. Egzotik motorların aksine, Chevrolet tabanlı bu üniteler, dünyanın en geniş performans yedek parça kataloglarından birine erişim sağlıyor. Peregryn, eskiden kit-car olarak bilinen bu otomobilleri artık tamamen montajı yapılmış, anahtar teslim araçlar olarak sunacak. Yaklaşık 195.000 dolardan başlaması beklenen fiyatıyla bu araçlar, Corvette ZR1 gibi ikonik modellerle aynı rekabet alanına giriyor.
Sonuç olarak, Peregryn imzalı bu otomobiller, geleneksel bir otomobil üreticisinin sunduğu garanti veya geniş bayi ağına sahip olmayabilir. Ancak, Le Mans yarış araçlarını andıran görünümleri ve hafif şasileriyle, sürüş deneyimini tamamen mekanik bir keyfe dönüştürmek isteyenler için benzersiz bir alternatif oluşturuyor. Üretim sürecinin Mart 2027’de hızlanması ve ilk teslimatların aynı yılın bahar aylarında yapılması planlanıyor. Bu sayede, hafiflik ve gücün mükemmel uyumu Amerika yollarıyla buluşmaya hazırlanıyor.
Bu konudaki diğer yazılar için Haberler kategorisine göz atabilirsiniz. Kaynak: www.carscoops.com