2012 yılında Cenevre Otomobil Fuarı’nda sahneye çıkan Infiniti Emerg-e, markanın bugüne kadar ürettiği en etkileyici ve görsel açıdan en iddialı konsept otomobil olma unvanını koruyor. O dönemde Pebble Beach Concours d’Elegance’da sergilenen bu araç, seri üretim bir modelmiş gibi büyük ilgi toplamıştı. Ancak, rakiplerinin aksine bu proje hiçbir zaman yollara çıkamadı ve Infiniti’nin halihazırdaki ürün gamından oldukça farklı bir noktada kaldı.
Devrim Yaratan Menzil Uzatıcı Teknolojisi
Infiniti Emerg-e, teknik özellikleri bakımından günümüz otomotiv standartlarına öncülük eden radikal bir güç aktarma organına sahipti. Araç, Lotus tarafından geliştirilen 1.2 litrelik üç silindirli bir motoru, menzil uzatıcı olarak kullanıyordu. Bu motor doğrudan tekerleklere güç vermek yerine, 15 kWh kapasiteli lityum-iyon bataryaları şarj etmekle görevliydi. İki adet elektrik motorundan elde edilen toplam 402 beygir güç ve 1.000 Nm tork, otomobilin sadece 4 saniyede 96 km/s hıza ulaşmasını sağlıyordu.
O dönemde piyasadaki rakiplerine göre oldukça yenilikçi olan bu sistem, elektrikli sürüş modunda 48 kilometre menzil sunuyordu. Benzinli motor devreye girdiğinde ise toplam menzil 483 kilometreye kadar çıkıyordu. Bu veriler, o yıllarda henüz emekleme aşamasında olan elektrikli araç teknolojisi için oldukça çarpıcıydı. Günümüzde birçok üretici benzer menzil uzatıcı hibrit sistemlere geçiş yaparken, Infiniti bu teknolojiyi 14 yıl önce başarıyla sergilemişti.
Zamansız Tasarım ve Gelecek Vizyonu
Randy Rodriguez imzalı dış tasarım, markanın Essence ve Etherea konseptleriyle başlayan tasarım dilinin zirvesini temsil ediyordu. Ortadan motorlu yapısı, aracın akıcı hatlarını ve aerodinamik siluetini ön plana çıkarıyordu. Bugün bile Q60 gibi modellerde bu tasarımın izlerine rastlamak mümkün olsa da, Emerg-e’nin sunduğu fütüristik iç mekan ve dijital gösterge paneli, o dönem için oldukça sıra dışıydı.
Infiniti, aradan geçen yıllarda ağırlıklı olarak SUV ve crossover segmentlerine odaklandı. Emerg-e ise markanın o dönemki cesur vizyonunun bir sembolü olarak kaldı. Günümüzün rekabetçi pazarında, böyle bir halo modelinin eksikliği otomobil tutkunları tarafından hala hissediliyor. Belki de Infiniti’nin, kendi mirasına dönüp bu konseptin sunduğu teknolojik altyapıyı günümüz standartlarında yeniden ele almasının vakti gelmiştir.
Bu konudaki diğer yazılar için Haberler kategorisine göz atabilirsiniz. Kaynak: www.carscoops.com