Avrupa yollarında görmeye alıştığımız Çinli markalar artık stratejilerini bir üst seviyeye taşıyor. BYD, Chery, Leapmotor ve MG gibi devler, sadece araç satmakla kalmayıp kıta genelinde devasa üretim tesisleri inşa ediyor. Peki, bu hamle Avrupa otomotiv sanayisi için bir kurtuluş mu yoksa sadece basit bir montaj hattı dönemi mi başlıyor?
Avrupa’da Çinli otomobil üretimi hız kazanıyor
Bugüne kadar Çinli markaların Avrupa pazarına girişi, Uzak Doğu’da üretilen araçların gemilerle taşınmasıyla sınırlıydı. Ancak Avrupa Birliği’nin elektrikli araçlara uyguladığı ek gümrük vergileri, üreticileri yerelleşmeye zorladı. Mobility Global verilerine göre, bu yıl Avrupa’da yaklaşık 90 bin araç üretilmesi bekleniyor. Uzmanlar, bu rakamın 2030’da bir milyonu, 2035 yılında ise 1,5 milyonu aşacağını öngörüyor. Önemli olan, bu üretimin ne kadarının gerçekten yerel değer taşıyacağıdır.

Üretim kapasitesini artırmak isteyen markalar, sıfırdan fabrika kurmak yerine mevcut tesisleri kiralamayı da tercih ediyor. Özellikle İspanya, bu stratejinin merkez üssü konumunda. Chery’nin Barselona’daki eski Nissan fabrikasını kullanması veya Leapmotor’un Stellantis ile iş birliği yapması buna örnek. İspanya’nın 2035 yılına kadar yıllık yaklaşık bir milyon Çinli araca ev sahipliği yapması hedefleniyor.

AB’nin yerel içerik zorunluluğu ve gelecek beklentileri
Brüksel, sadece montaj hattı olarak kullanılan fabrikalara karşı oldukça temkinli. Avrupa Birliği, Industrial Accelerator Act (Sanayi Hızlandırıcı Yasası) ile üretimde yerel içerik oranını artırmayı amaçlıyor. Amaç, batarya ve motor gibi kritik bileşenlerin Avrupa’da üretilmesini sağlayarak katma değerin kıtada kalmasını sağlamaktır. Aksi takdirde, Çinli üreticiler parçaları ithal edip burada sadece birleştirme yapmaya devam edebilir.
BYD gibi dikey entegrasyona sahip şirketler için bu durum, Avrupa’da batarya üretimi dahil ciddi bir teknoloji yatırımı anlamına geliyor. Eğer Avrupa, Çin’in geçmişte yabancı markalara dayattığı gibi teknoloji transferi şartını kesin bir dille ortaya koyamazsa, yerli üreticiler rekabet baskısı altında kalabilir. Sonuç olarak, Çinli markaların Avrupa’daki geleceği, sadece kaç adet otomobil üreteceklerine değil, bu üretimin ne kadarının yerel tedarik zincirine entegre edileceğine bağlı olacak.

Bu konudaki diğer yazılar için Haberler kategorisine göz atabilirsiniz. Kaynak: www.automobile-magazine.fr