Otomotiv dünyasında dengeler değişirken, Mercedes-Benz için kritik bir sınav süreci başladı. ABD’de gündeme gelen yeni yasal düzenlemeler, Çinli hissedarların payı nedeniyle Alman üreticiyi zor durumda bırakabilir. Ancak Mercedes-Benz CEO’su Ola Källenius, markanın ABD pazarındaki varlığını korumakta kararlı olduklarını net bir dille ifade etti.
Jeopolitik Gerilimler ve Hissedarlık Yapısı
ABD’de tartışılan yeni bir yasa tasarısı, Washington’ın rakip olarak gördüğü ülkelerden doğrudan veya dolaylı yatırım alan otomobil üreticilerini hedef alıyor. Tasarıda %15’lik bir eşik değer belirlenirken, Mercedes-Benz’in hissedarlık yapısı bu sınırın üzerinde kalıyor. Çinli BAIC Group’un %9,98 ve Geely’nin kurucusu Li Shufu’nun %9,69’luk paylarıyla toplamda %19,67’lik bir Çinli ortaklık yapısı dikkat çekiyor.

ABD Pazarının Stratejik Önemi
Çin pazarında büyüme hızının yavaşladığı bir dönemde, ABD Mercedes için hayati bir önem taşıyor. İkinci çeyrekte ABD satışlarını %10 artıran marka, Tuscaloosa fabrikasındaki GLE, GLS ve EQ serisi modelleriyle bölgedeki üretim gücünü de elinde tutuyor. 11 bini aşkın çalışanı ve milyarlarca dolarlık yatırımıyla Mercedes, ABD ekonomisine sağladığı katma değer üzerinden elini güçlendirmeyi planlıyor.

Gelecekte Neler Bekleniyor?
Källenius, olası bir yaptırıma karşı üretim kapasitesini ABD’de daha da genişletmeyi veya yeni motor tesisleri kurmayı seçenekler arasında değerlendiriyor. ABD’li senatörler ise markayı tamamen yasaklamak yerine, 2030 yılına kadar bir uyum süreci tanınması veya istisnalar getirilmesi gibi çözüm yolları üzerinde duruyor. Mercedes yönetimi, Washington ile yürüttüğü yoğun diplomatik görüşmelerle bu süreci yönetmeye çalışıyor.
Kaynak: www.auto-motor-und-sport.de