Volkswagen grubu, uzun süredir beklenen tam hibrit motor teknolojisini nihayet sahneye çıkardı. Marka, geçmişte düşük voltajlı hafif hibrit veya şarj edilebilir (PHEV) sistemlere odaklanmayı tercih etmişti. Ancak Avrupa pazarındaki artan talep, VW’yi bu segmentte de rekabete girmeye zorladı. Peki, Alman devi Toyota, Honda ve Renault gibi ustaların bulunduğu bu sınıfta ne kadar iddialı?
Teknolojik Yaklaşım ve Verimlilik
Volkswagen, bu yeni hibrit sisteminde sıfırdan geliştirilmiş bir motor yerine, mevcut 1.5 TSI ünitesini Schaeffler tarafından sağlanan bir hibrit modülüyle birleştirmeyi seçti. Sistemde 1,6 kWh kapasiteli bir batarya kullanılıyor. Bu yapı, markanın kendi iç verimlilik hedefleri için yeterli olsa da, safkan hibrit motorlarıyla tanınan Japon ve Fransız rakiplerine kıyasla kağıt üzerinde biraz daha yüksek CO2 emisyon değerleri sunuyor.

Golf ve T-Roc modellerinde kullanılan bu yeni nesil ünite, 170 beygir güç üretiyor. Emisyon verileri, T-Roc’ta 115-127 g/km, Golf’te ise 104-117 g/km aralığında değişiyor. Karşılaştırmak gerekirse; Toyota Corolla 100-106 g/km, Honda Civic ise 84-102 g/km gibi daha düşük emisyon değerleriyle dikkat çekiyor.

Maliyet ve Pazar Stratejisi
Yeni sistemin en büyük zorluklarından biri fiyatlandırma olacak. Almanya’da 44.470 Euro başlangıç fiyatıyla ön siparişe açılan hibrit T-Roc, aynı motorun hafif hibrit versiyonuna göre yaklaşık 5.600 Euro daha pahalı. Bu fark, kullanıcıların yakıt tasarrufu ile amortisman hesaplarında ciddi bir engel oluşturabilir. Volkswagen, bu yeni teknolojiyle AB emisyon kotalarını tutturmayı amaçlıyor ancak gerçek dünya sürüş koşullarında rakiplerine karşı nasıl bir performans sergileyeceği merak konusu.
Kaynak: www.automobile-magazine.fr