Japonya’da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki deprem, ülkenin bel kemiği olan otomotiv endüstrisini bir kez daha zorunlu bir mola vermeye itti. 2016 yılındaki sarsıntının ardından alınan sıkı yapısal önlemler sayesinde tesisler fiziksel olarak büyük oranda korunmuş olsa da, tedarik zincirindeki aksamalar üretimin durmasına neden oldu. Geçmişteki afetlerle kıyaslandığında endüstri bu kez daha hazırlıklı görünse de, lojistik ve parça tedariğindeki belirsizlikler üreticileri temkinli olmaya zorluyor.

Devlerin Üretim Hattında Sessizlik
Pazarın lideri Toyota, hem Lexus modellerinin üretildiği hem de motor tesislerini kapsayan üç fabrikasında faaliyetleri 5 Ağustos’a kadar durdurma kararı aldı. Şirket, depremden etkilenmeyen Aichi’deki tesisini bile tedarik zinciri güvenliği gerekçesiyle durdurarak stratejik bir adım attı. Benzer şekilde Nissan, Kyushu bölgesindeki iki fabrikasında üretimi askıya alırken, Mitsubishi ise Okayama’daki tesisinde belirsiz bir süreliğine çarkları durdurdu.

Tedarik Krizi ve Parça Sıkıntısı Riski
Otomotiv devlerinin aksine, yan sanayi kuruluşları bu süreci daha sancılı yaşıyor. Toyota’nın kritik motor, şanzıman ve gövde parçaları tedarikçisi Aisin, tesislerindeki su hattı hasarları nedeniyle üretimde büyük bir belirsizliğe girdi. Sektör analistleri, özellikle yarı iletken üreticilerinin bulunduğu bölgedeki hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, önümüzdeki haftalarda bazı otomobil modellerinde ciddi stok sorunları yaşanabileceği konusunda uyarıyor. Günümüz otomobillerinin artan elektronik bağımlılığı, küçük ölçekli tedarikçilerdeki en ufak bir aksamanın dahi üretim hatlarında domino etkisi yaratabileceğini gösteriyor.

Kaynak: www.automobile-magazine.fr